Yüzey Modelleme Uygulama Videoları


CatiaV5 ve Solidworks 2010 ‘da çizdiğim Güneş Arabası tasarımının uygulama videoları hazır. Catia V5 için hazırladığım videoyu parçayı 2. yapışımda keydetmiştim. Bu nedenle biraz uzun ve çizerken karışılatığım problemleri de haliyle kaydetmiş. Catia videosu için sketch çizimleri kısmını geçtim çünkü video çok uzayacaktı. Fakat formun nasıl verildiğini görmek için videoyu durdurup sketchler incelenebilir.

Tabi CatiaV5 ‘i kendi imkanlarımla öğreniyorum, ona nazaran Solidworks’ü çok daha iyi kullanıyorum. Catia’da çizerken çok zorlandım çok daha fazla sketch ve referans eğrisi çizmek zorunda kaldım. Fakat daha önce hiç yüzey modelleme çalışmamam ve videosunu dahi izlememiş olmama rağmen, Solidworks’te toplam yarım saatte komutları keşfedip, tasarımı hazırladım. Fakat Catia’da bu videoyu hazırlamadan önce 4-5 saat uğraştım yetmedi bir 1-2 saat daha harcadım aşağıdaki  tasarımı yapabilmek için. Elimde sadece hazırladığım eskiz vardı. Catia’da yeni olmama bağlıyorum bu kadar yavaş çizileceğini düşünmüyorum, tabi bunun yanında Solidworks’ün pratikliğini de yabana atmamak lazım 🙂

CatiaV5 uygulama videosu :

Bölüm-1

Bölüm-2

Bölüm-3

Solidworks uygulama videosu :

Reklamlar

Dünyanın Eğilebilen ilk Güneş Arabası…


Evet, ilk olduğunu düşünüyorum =) Eğilebilen adı yabancı gelmiş olabilir, ama kullanılan tabir öyle.  Bu aracın önümüzdeki sene Formula-G 2012 ‘de yarışabilme ihtimali sebebiyle bazı şeyleri gizli tutmak gerekiyor. Üniversiteden mezun oldum, ama BAÜ Proje Kulübündeki arkadaşlar yapmak isteyebilirler belki 😉 Sonuçta bu bir yarışma ve kimse bunu düşünemedi, düşünmemesi için de önlem almalıyım..
Bu resmi koymakla bile hata ediyorum belki ama buna benzer birçok motosiklet ve konsept üç tekerlekli arabalar var, fakat bunu farkı nedir? Bu fikri nasıl bulduğumu, neden ilk olduğunu düşündüğüme gelince; artık çalışmamı anlatmaya başlayabilirim…
_________________________________________________________________________________________

1-2 ay önce başladığım ara ara üzerinde çalıtığım özel askı mekanizması çalışmamı sonlardırdım. Bu proje benim için çok önemli, amaçladığım doğrultularda çok olumlu sonuçlar ortaya çıkaracağına inanıyorum. Resimde kötü görünüyor, ki bazı parçaları eksik de. Fakat yaptığım 3D modelde olabileceğini gördüm.

Peki neden bu araba eğiliyor?
İnternette uzun sürelerdir ve derinlemesine araştırmalar yaptım. Alternatif mekanizmaları inceledim, nihai sonuçtan önce en az 3 farklı tasarım da hazırladım. En sonunda tatmin edici bir mekanizma oluşturdum.
Bu konuda daha önceki yazılarımda böyle bir fikrin nereden çıktığını amacını ne olduğunu yazmıştım. (Önceki Yazılar)
Şimdi biraz daha detaya inerek anlatmak istiyorum.
Bir otomobilin manevra ve yola tutunma kabiliyetini belirleyen en önemli noktalar tabiki tekerleklerin bağlantı mekanizmalarını oluşturan elemanlardır. Askı sistemi, süspansiyonlar, yaylar, ön düzen açıları vs. Tüm bunların en uygun değerlerde buluşması neticesinde aracın en iyi şekilde yola tutunması sağlanır. (Bu arada araç ön düzen açıları için her zaman faydalandığım bir kaynağı da paylaşmak isterim)  Otomobil ön düzen açıları
Paylaştığım sayfadaki yazıda dikkatimi çeken birşey var, araç ön düzen açılarının öneminden bahsedilirken lastiklerin eşit aşınmasından bahsesilmiş. Bence böyle denmesinden ziyade lastiğin yola en iyi şekilde tutunması sağlanır denmeliydi. Bunun neticesinde zaten lastiklerde eşit aşınacaktır. Lastiğin iyi tutunması, yani güvenlik, aşınmadan önce gelir…
Aşağıdaki resimlerde ön düzen açılarını görebilirsiniz:


Kamber Açısı:
21° – Negatif
Açı verilmesinin nedeni; aracın ağırlığı etkisiyle yaylarda meydana gelen sıkışma neticesinde arabada çökme meydana gelir. Bu çökmenin etkisiyle tekerlekler dışa doğru açılır. Önceden verilmiş negatif açı ile bunu telafi ediliyoruz. Pozitif olan araçlarda görmüştüm. Bunu istediğiniz gibi tasarlayabilirsiniz, pozitif de yapabilirdiniz. Belirleyen askı mekanizmasının konstrüksiyonudur.
Negatif vermenin bir sebebi de dönüşlerde dışdaki tekerleğin daha fazla yatmasını istemem, bunun aracın dönüşünü kolaylaştıdığı düşüncesindeyim. Fakat tam terside olabilir, çünkü kontrol edecek hiçbir referansım yok. Deneyince anlaşılacaktır.

Kaster Açısı: 9.05° – Yaklaşık 10° derece veriliyor 3 teker araçlarda.
Kaster açısı araçta denge sağlar. (Tam karşılığı değil ama stabil demek istemedim) Verilmezse, fazla küçük olursa direksiyonun kontrolü zorlaşır. Fazla verirseniz araça daha dengeli olur ama dönüş yarıçapınız artar.

Dönüş Yarıçapı: 7.1 metre
Aracın uzunluğu 5m kadar. Dönüş yarı çapıda 7.1m olarak görünüyor. Standart otomobillerdeki kadar neredeyse.

Toe Açısı: Bu açı değeri genellikle 3-4° civarı veriyor fakat ben bu açıyı vermek istemedim. Toe açısının verilmesinin sebebi, lastiğin hareket halindeyken bir miktar dışa açılmasıdır. Toe açısı in ve out şeklinde verilerek lastiğin daha düzgün aşınması ve yola tutunması sağlanır. Güneş arabalarında kullanılan tekerlekler çok düşük yuvarlanma direncine sahip oldukarı için bu açılmanın ihmal edilebilir olduğunu düşünüyorum. Bu açıyı ( Toe in ) fazla verirseniz, hareketiniz zorlaşır çünkü lastikte fazla kayma meydana gelir.

( Yukarıdaki yazıyı araştırmalarım neticesinde kendim yazdım. Bilgilerde ve tasarımda hata, mantık hatası, yanlış anlatım vb. durumlar varsa ilgili arkadaşların ikaz etmesinden büyük memnuniyet duyarım. )
Biliyorsunuz ki araçlar belirli bir hızla viraja girdiklerinde merkez kaç kuvveti etkisi altında kalılar. Aracın güvenli bir şekilde bu virajı alabilmesi için lastiklerdeki sürtünme kuvetinin aracın maruz kaldığı merkez kaç kuvvetine eşit veya fazla olması gerekir.
Şimdi; bu bir güneş enerjisiyle çalışan yarış arabası, her yıl Tubitak’ın düzenlediği Formula-G yarışlarına katılıyor. Her yıl 30’dan fazla üniversite katılıyor bu yarışa. Arabalar dış görüntüsünün dışında genel özellikleri ile neredeyse birbirinin aynısı. Tüm araçları birbirinden farklı kılan maddi imkanlar! Bazı üniversitelerin teknik anlamda yaptığı çalışmaları ayrı tutuyorum tabi.
( Kompozit gövde, bazı parçaların tasarlanıp CNC ‘de üretilmesi vs.) Bu özellikler sadece üretimdeki teknolojik ve teknik farkları ortaya çıkartıyor. Ama bakıyoruz ki sadece bunlarla yarışı kazanamıyor, ürünleriniz pahalı ve kaliteli olsa bile bazen ne yazık ki ilk turu bile atamıyorsunuz.
Benim Proje Kulübüne ilk katıldığım sene de çok sıkıtılı yıllardı, imkansızlık hat safada, teknik ekipman zayıftı. ( 2009) Tüm bunlara rağmen yine de 2010 yılında şansımızı tekrar denedik ama çok basit bir sigorta hatası yüzünden yarışı tamamlayamadık.
O dönemde gece şoför arkadaşımızla pistte yürürken biz ne yaparız da bu imkansızlıklara rağmen bu arabaları geçeriz, onları bizi neden geçiyor, biz neden geçiliyoruz..vb gibi soruları; ah be bir imkan olsa neler yaparım! hırsıyla düşünürken bu güzel fikri buldum.
Biz ağırız, pillerimiz ve motorumuz kötü, panellerimiz verimsiz ama diğer araçlarla bir ortak noktamız var, viraja gelirken yavaşlıyor neredeyse aynı hızda dönüyoruz.. O halde benim virajlarda rakibimi geçmem gerek, ya da aramızdaki farkı azaltmam gerek. Bu da aracımı viraj almak için en iyi mekanizmada tasarlayarak başrabilirim. Evet bunu yapabilirim!
Biliyorsunuz MOTO GP ‘de motorsikletler viraj alırken neredeyse yere değerler. İşte bende öyle olmalıyım dedim. Aracımı öyle bir tasarlamalıyım ki virajlarda frene bile basmamalıyım dedim ve düşünmeye başladım. İşte bu tasarım bu düşünceden yola çıktı. Fakat burada anlattığım kadar basit değil =)
İşte beni etkileyen ilk resim.
Bu resimde de gördüğünüz gibi amacım aracın gövdesi yatırmak, aynı zamanda tekerlekleri  de biraz bükmekti. Bunu ikisinin de aynı anda olması zor. İnternetteki araştırmalarımda da bu tür hareketlerin ya vücut  hareketiyle yada elektronik bir mekanizma ile yapılığını gördüm. Benim için bunlar imkansız, 9 m2 panel, 200kg araba, içeride şoför bir de yana yatacak, ve kendini tekrar kaldıracak =) İşte benim tasarımımın farkının da burada olduğunu düşünüyorum. Tamamen mekanik, sadece direksiyonu çevirerek bu hareketi verebiliyorsunuz. Solidworks’te tüm sistemi simule edemedim, sebebi de bilgisayarımın kaldırmaması ve ilişki problemi. Montajın  ilişkileri çok karmaşık değil ama solidworks öyle demiyor. İnanın çok uğraştım ama hareketin tamamını direksiyon hareketiyle verdiremedim. Bilgisayar dondu bazen vs. Catia’da yapmayı çok istiyorum ama tekrar tüm parçaları onda çizmem gerekecek, import etmek istemedim pratik yapmak açısından. Montajı catia ortamında çok daha güzel olacaktır oysa.
Fakat herşey bir yana, gerçek hayatta uygulanabilecek mi çok merak ediyorum. Yazıyı okuyup bu konuda ilgili arkadaşlar yorum yaparsa çok memnun olurum. Başta da dediğim gibi Balıkesir Üniversitesi Proje Kulübünden arkadaşlar malzeme alımında sonra deneyecekler. Umarım olur…
İşte arkadaşlarım için hazırladığım video. Sadece gövde ve tekerlek hareketini göstermek için hazırlamıştım.

CATIA V5 – Yüzey Modelleme


Sonunda tamamladım. Yüzeyi hazırlarken “fill” komutunu kullanmak istemiyordum pek ama sonunda vazgeçtim. Üst ve alt yüzeyleri  fill komutu ile yaptım. Ön ve arka alt parçaları  “multi-section surface” ile, kokpit üst kısmını ise “sweet” komutu ile yaptım. Ölçülerde ve hatlarda da biraz değişiklik oldu. Yüzeyin nasıl yapıldığının detaylarını ve CATpart dosyasını da paylaşmak isterim. Bende kendi çabamla yeni öğreniyorum, araştırıyorum kaynak ama pek bulamadım. Sadece komutların özellikleri anlatılıyor, detaya hiç inilmiyor.
Çalışmanın part dosyasını indirebilirsiniz. CATIA Yüzey Modelleme: GA.catpart

Kaynak için Youtube’da çok güzel videolar var. “dicksham” adlı kullanıcının videoları çok güzel, “dickshamold” kanalında da eski videolar varmış.
İşte Audi nasıl çizilir…

Solidworks – Yüzey Modelleme


   Taslağı solidworks’te çizdim. Catia’da da uğraşıyorum. Çiziyorum ama bir türlü beğenemedim oluşan yüzeyi.  Yöntemde yanlışım var  galiba. Yüzeyler istediğim gibi çıkmıyor, yapmadım bir türlü 🙂 Catia çok daha teknik bir program solidworks’e göre. Birde kendi başınıza öğrenmeye kalkınca iş uzuyor haliyle…
Asıl amacım catia görüntüsünü paylaşmaktı ama uğraşmaktan sıkıldım bende soldiworks’te çizdim. İnanırmısınız bilmiyorum ama ilk defa yüzey çalışması yaptım ve 1-2 saat sonra tamamladım tasarımı. Solidworks bu kadar kolay. Tabi biraz temel gerekiyor =) Çizim yöntemini belirlemek önemli yüzey uygulamalarında. Birçok çizim yöntemi var fakat sizin tasarıma göre en uygun olanı seçmeniz gerekiyor. Bu da biraz çalışmayla oluyor. Yapılışının videosunu da paylaşacağım yüzey modelleme ile uğraşan arkadaşlar için yardımcı olacağını düşünoyrum. Partı’da buradan indirebilirsiniz.
–    GA -Part
Aracın dış kısmını kısmen tamamladım. Belki değişiklik olabilir. Bana biraz klasik oldu gibi geldi. Ölçüler de %90 hazır. Bundan sonra direksiyon mekanizması, ön çamurluklar ve şasi’nin oluştutulması kalıyor.. Daha çok iş var, bir de Catia’da çizebilseydik..  =(

Birkaç görüntü..

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Solidworks – Yüzey modelleme videosu.

-Hazırlanıyor–

Güneş Arabası Tasarımı


Böyle bir oyuncağım olsa keşke… Uzaktan kumandalı olsun, tüm manevraları yapsın. Aracın üzerinde güneş panelleri olsa da kendi kendine şarj olsa,  pili hiç bitme vs vs  🙂
Geçen gün aklıma geldi ne güzel olurdu böyle bir oyuncağım olsa. Satılmıyor ki gidip alayım. Ama gerçekleri var, hem de değerleri yüz binlerce lirayı bulabiliyor. İnsanlar en uygun tasarımı yapmak için günlerce, aylarca çalışıyor. Tabi imal etmek için de yana yakıla sponsor arıyor sanayide ve çevresinde. Bu geçen gün çizdiğim bir güneş arabası tasarımı. Çizim hataları olabilir ben baktım biraz ama gözden kaçırdığım olabilir, çünkü bu bir eskiz çalışması.( Sol yan görünüş için birşey demeyin lütfen, tekerleklerde sıkıntı var. Gece gece ön görünüşten düzgün taşımamışım alt noktaları 😛 )

Kısaca değineyim malesef ama malesef bu güzel konu ülkemizde pek bilinmiyor. 2005 yılından beri TUBİTAK ülkemizde Formula-G Güneş Arabaları yarışı düzenlemektedir.  2007 yılından itibaren de hidromobil yarışlarını düzenlemeye başlamıştır. Aşağıdaki linklerden deyatlı bilgi alabilirsiniz.
http://www.tubitak.gov.tr/sid/850/pid/461/index.htm

http://www.biltek.tubitak.gov.tr/yarislar/

Bende 2009’dan 2011 Ağustos’a kadar yarışların içindeydim. Balıkesir Üniversitesi Proje Kulübünde(BAÜ Proje) çalışmalar yaptım. Yarışlara ilgi her sene artmakta ama bu hiç mi hiç yeterli olmamakta. Ne oradaki üniversitelerden ekiplerin harcadığı emeğe ve teknik çalışmalara ne de harcanan paralara bir kıymet veriliyor. Geçen sene canlı yayın vardı, bu sene (11-17 Temmuz 2011) hiçbiri olmadı, akşam haberlerine çıktı mı onu bile hatırlamıyorum. Böyle olunca sponsorlar da zor ilgileniyor bu tür projelerle. Tabi öğrenci de ne yapsın. İmkansızlıklar içinde birşeyler yapmak için çırpınıp duruyor.
Bu  seneki yarışlardan bir görüntü. ( Formula-G 2011 Start )
Dünyada ise “World Solar Challenge”  adı altında çok eskiden beri düzenleniyor. Avustralya’nın kuzeyinden  güneyine kadar 3000km yol katediyor ekipler. Ülkemizde düzenlenmesi açısından biz çok sonradan katıldık bu maratona. Ülkemizden İTÜ( İTÜ GAE)  ve Sakarya üniversitesinden(SAITEM) ekipleri katılıyordu. Bu sene  onlara İstanbul Ü. (SOCRAT) ve Anadolu Ü. ‘ si de eşlik etti. Bu seneki yarışmada ülkemizi temsil eden İstanbul, Sakarya ve Anadolu Ü. ekipleri de çok güzel işler çıkardılar.  İstanbul daha ilk kez katıldığı yarışmada 8. olarak yarışı tamamladı. Tüm yarış boyunca heyecanla takip ettim ekipleri. Gerçekten uydudan takip etmesi bile heyecan vericiydi… Yarışmanın resmi sonuçlarına buradan erişebilirsiniz. (WSC 2011)
Tabi bu konular ile ilgili bilgi sahibi olanlar belki eleştirebilirler, ekipleri ve konuyu detaylıca açıklamadım bilmediğimden değil, yazını çok uzayacağından. Daha fazla bilgi isteyen arkadaşlar internette araştırırsanız kolaylıkla bulacaksınız.

Daha önceden paylaştığım, tasarlamak istediğim bir ön düzen projesi vardı. Bu güneş arabaları ile ilgili bir hayalim var onu uygulamak istiyorum. Hem de bunun oyuncağını yapacağım gerçekten. Tam ölçülerle bir tasarım hazırladıktan sonra 1/10 ölçeğinde bir model araba olacak. Eğer yapabilirsem kompozitten imal edeceğim. Yöntem olarak da reçine infüzyon ile deneyeceğim, olmazsa el yatırma yöntemi ile olacak. Şimdiden heyecanlandım valla 🙂

CATIA’da çizmeyi düşünüyorum. Bizim alemde yüzey deyince akla CATIA gelir değil mi?  İşte o yüzden. Hem yüzey modellemeyi de öğrenmiş olacağım. Eğer çok zorlanırsam bazı kısımlarını Solidworks’te çizebilirim. En çok direksiyon mekanizmasını hazırlarken zorlanacağım gibi görünüyor. Bakalım neler olacak…